🏒 Din Dil Irk Ayrımı Ile Ilgili Sözler

Eğer; bugün dünyanın dört bir tarafındaki milyonlarca insan dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin insani değerlerle birbirlerine sarılabiliyorlar, birbirleriyle kaynaşabiliyorlarsa, bunda, yıllardır dünya çocuklarının kaynaşma merkezi olan Ülkemizdeki Çocuk Bayramı’nın payını göz ardı etmek mümkün değildir. Din ırk, dil ayrımı yok Alt, üst gayrımı yok Cumhuriyet deyince Aklıma halkın sırtında değil Önünde koşan yöneticiler geliyor Milletin önünde el pençe divan duruyor Halk en üst, en üstte oluyor Cumhuriyet halkı koruyor Cumhuriyet deyince Dinde, fikirde, giyimde hürriyet geliyor Yıkın ayrımcılığı cumhuriyet geliyor AtatürkMilliyetçiliği Nedir. Atatürk Milliyetçiliği, 1924 Anayasası'nın 88. maddesinde ve Atatürk İlkelerinde de belirtilmiş olan, din ve ırk ayrımı gözetmeksizin,ulus tanımını dil, kültür ve siyasi birliktelik gibi değerlere dayandıran milliyetperverlik anlayışıdır. [1] Bütün dil topluluklarının özel isimler ile ilgili sistemlerini her yerde ve her durumda kullanma ve koruma hakları vardır. Madde 32 1. Bütün dil toplulukları özel, kamusal ve resmi alanlardaki yer isimlerini, sözlü ve yazılı olarak, o toprak parçasına özgü olan dilden seçme ve kullanma hakkına sahiptir. 2. Din, dil, ırk, statü ayrımı yapmadan barış içerisinde yaşamak için çoğu kişinin sokaklarda döküldüğü 1 eylül dünya barış gününü sizde sosyal medya hesaplarınızdan kutlayabilirsiniz. Aşağıdan anlamlı ve dikkat çekici 1 eylül dünya barış günü sözleri resimli örnekleri bulabilirsiniz. 15Temmuz ülkenin her köşesinde insanların demokrasiye olan tutkuları ile direnmesi din, dil, ırk, mezhep ile ilgili olmadığının göstergesidir. Bu millet tek bir vücut olduğunu ve bir bütün olduğunu en somut hali ile göstermiştir. 15 Temmuz bir direniş değil bu milletin darbeci vesayete karşı “artık dur!” demesidir. İmkanları bizden katbekat fazla ülkeler, mültecilere, sayıları onlarla ifade edilen kotalar koyarken; biz ırk, din, dil, etnik köken ayrımı yapmadan herkese kucak açtık. Kendi Düşünüşeve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkar hareketlerden sakınıyoruz. » Tarihimiz en mutlu dönemi, hükümdarlarımızın halife olmadıkları zamandır. » Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete maliktir. Beyannameninmaddelerinden bazıları şunlardır: • Bütün insanlar hür ve eşit doğarlar. • Her kişinin fikir, vicdan ve din hürriyeti vardır. • Herkes ırk, cins, dil ve düşünce farkı gözetmeksizin insan hak ve hürriyetlerine sahiptir. • Hiç kimse kölelik ve kulluk altında yaşamaya zorlanamaz. • Hiç kimseye İnsanların özündeki iyiliğe dönmeleri için de adil olmaları ve herkese din, dil, ırk ve cinsiyet ayrım yapmadan herkese eşit davranmaları gerekir. 4- Bir hükümdar, ülkesinde otorite 10 Kasım sözleri ve Atatürk ile ilgili şiirler derlemesi içerisinden kendilerine en uygun 10 KASIMLA İLGİLİ SÖZLER. dil, din, ırk ayrımı gözetmeyen, eşi olmayan devlet adamı Mevlananınsaygı ile ilgili sözleri mevlananın saygı sözleri, mevlananın saygı hakkında sözleri Şefkat ve Merhamette Güneş Gibi Ol Şefkat ve merhamet, insanlara karşı sevgi beslemekten geçer, sevgi ise Mevlana düşüncesinin merkezidir. Daha önce de belirttiğimiz gibi Mevlana’ nın sevgisi evrenseldir, ırk, din, dil ayrımı yapmadan tüm insanları kapsar. Mevlana SqEOl. GİRESUN AA - Samsun Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Dr. Mehmet Kazak, "Burada zengin, fakir, din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı gözetilmiyor. Sadece doku ve kan uyumuna göre, puanlama sistemi sonucunda bu organlar dağıtılır." Giresun Üniversitesi Prof. Dr. İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi konferans salonunda düzenlenen "Organ Bağışı ve Nakli Hakkında Her Şey" konulu panelde yaptığı konuşmada, 1975 yılında Türkiye'de ilk organ naklinin yapıldığını anımsattı. O günden bu güne kadar dünyada hangi nakil yapılıyorsa Türkiye'de de bunun son derece başarılı şekilde gerçekleştirildiğine işaret eden Kazak, böbrek, karaciğer, kalp, pankreas, akciğer, kornea gibi birçok organ ve doku naklinin Türkiye'de yapıldığını Türkiye'de 25 bin organ bekleyen bulunduğuna dikkati çekerek, nakillerde böbrekte yüzde 90, karaciğerde de yüzde 70'ler seviyesinde yaşama başarısı yakalandığını ifade organ bağışı alınmadığını, belli şartların oluşması gerektiğini kaydeden Kazak, "Çeşitli nedenlerle hastanenin yoğun bakımına yatmış, tedavilere cevap vermemiş 'beyin ölümü' dediğimiz hadise gerçekleşmiş, hastaların ailelerinin izniyle bağış süreci gerçekleşmekte. Bakın kaç tane şey bir araya gelecek. Gerçekten zorlu bir süreç bu." diye beyin ölümü gerçekleşen her 100 hastadan, ABD ve İspanya'da 90'ının, Türkiye'de ise 20'sinin organlarının bağışlandığını belirterek, hastalara daha fazla umut olma adına, bağış oranının artırılmasının büyük önem taşıdığını Bakanlığının ve devletin organ bağışçısı sayısının artırılması için yoğun çaba harcadığına işaret eden Kazak, şunları söyledi "Devletimiz ve Bakanlığımız burada topuyla tüfeğiyle bizim yanımızda. Helikopteriyle ambulansıyla uçağıyla gerçekten devlet elinden geleni yapıyor, o bekleyen insanlarımızın organa kavuşması için. Burada zengin, fakir, din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı gözetilmiyor. Sadece doku ve kan uyumuna göre, puanlama sistemi sonucunda bu organlar dağıtılır."- "Bazen bir kişi 5, bazen de 7 kişiye umut oluyor"Kazak, Samsun koordinasyon merkezinin sorumluluk sahasında 8 ilin yer aldığını ve önemli işlere imza attıklarını ifade ederek, birkaç yıldır Türkiye'de ilk sıralarda olduklarını dile geçen sene Samsun 19 Mayıs Üniversitesinde kadavradan 38 nakil yapıldığını aktaran Kazak, "Birkaç saat sonra mezara girecek organlar birilerine umut oldu. Bazen bir kişi 5, bazen de 7 kişiye umut oluyor." Valisi Harun Sarıfakıoğulları ise organ bağışına duyarlılık, hassasiyet gösterilmesini isteyerek, "Bizim genlerimizde var bağışta bulunmak, hayırda bulunmak. Bizim özümüzde var. Birçok insanın hem yaşam kalitesi daha çok yükselecek hem de Hak nezdinde büyük bir hayır yapmış olacağız." ifadesini kendisinin de 2006 yılında organ bağışçısı olduğunu sözlerine ekledi. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, dili, ırkı, rengi ne olursa olsun Müslümanlar’ın İslam kardeşi olduğunu vurgulayarak, “Farklı bir bölgede dünyaya gelmiş olabiliriz, farklı bir ideolojimiz, farklı mezhebimiz, farklı meşrebimiz olabilir ama tüm bunları İslam kardeşliğinin önüne geçirdiğimizde tehlike çanları başlamış demektir.'' dedi. Kayseri’de Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla sivil toplum kuruluşlarının İl Müftülüğü ile birlikte düzenlediği programı 20 bin kişi izledi. 7 bin 200 kişilik salonda programı ayakta,yaklaşık 7 bin kişi de dışarıda izledi. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in katıldığı ve konuşma yaptığı programda, Kayseri’de eğitim gören 32 ülkeden farklı çocukların oluşturduğu tasavvuf musikisi korosunun söylediği ilahiler ise büyük beğeni aldı. Görmez, konuşmasında kardeşlik duygusuna vurgu yaptı. Bu sırada bir görevli işaret dili ile Görmez’in konuşmasını işitme engellilere anlatmaya çalıştı. Kayseri Müftülüğü'nün sivil toplum kuruluşları ile birlikte hazırladığı Kutlu Doğum Haftası programı Kadir Has Kongre Merkezi’nde yapıldı. Program, Diyanet Korosu’nun ilahiler söylemesiyle başladı. Programı Kayseri Valisi Mevlüt Bilici, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Yaşar Karayel, Ahmet Öksüzkaya, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, çok sayıda davetli ve yaklaşık 20 bin kişi etkinliği salonda izledi. Programda konuşma yapan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Görmez, kardeşlik duygusuna vurgu yaptı. Hazreti Muhammed Mustafa’ya olan sevgide herhangi bir problem olmadığının altını çizen Görmez, ancak insanların yüreğinde var olan sevgiyi bilgiye, o bilgiyi de yaşantıya dönüştürmesi gerektiğini vurguladı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu sevgiyi tespit ederek hareket ettiğini ve senede bir hafta Hz. Muhammed’in doğum gününü kutlamak ve O’nu anlamak için Kutlu Doğum Haftası programları yapıldığını anlattı. Görmez, her yıl Kutlu Doğum Haftası’nda Hazreti Muhammed’in sas bir özelliğini anlatmaya çalıştıklarını dile getirdi. Hazreti Muhammed'i görmeden iman edenlerin O'nun kardeşleri olduğunu belirten Görmez, “Bizler Sevgili Peygamberimizin kardeşleriyiz, bunun bilincinde olmamız lazım'' diye konuştu. Görmez, konuşmasını şöyle sürdürdü “'Anmaktan anlamaya' şiarıyla Kutlu Doğum Haftası düzenliyoruz. Sadece Türkiye'de değil gönül coğrafyamızın tamamında aidiyet duygusu bu vesileyle yaşıyor. Bu yıl Danimarka’da başlayan birçok ülkedeki kardeşlerimizle birlikte kutladığımız hafta programı İstanbul, Ankara şimdi de Kayseri’de devam ediyor. Hafta boyunca bütün illerimizde bu kutlamalar devam edecek. Bu kutlamalarda emeği geçenlerden, katılanlardan Allah razı olsun. Her yıl Kutlu Doğum Haftası için insanların unutmaya yüz tuttuğu sevgili Peygamber Efendimiz’in bize öğretmek için canını feda ettiği yüce değerlerinden birini ön plana çıkararak, her yıl bir özelliğini anlatmaya çalışıyoruz. Geçen yıl merhameti konuşmuştuk, bu yıl kardeşliği konuşuyoruz. Efendimizin kardeşliği dilinde söylem, edebiyat değil bir ahlaktır, bir hukuktur. Bugün dünyanın özlediği bir kardeşlik tablosudur.” Prof. Dr. Görmez, kardeşliğin farklı anlamlarda algılanabileceğini ifade ederek, bunlardan birinin tüm insanların Adem ve Havva'dan gelmesi nedeniyle aynı insanlık alemine mensup olmalarından kaynaklanan kardeşlik olgusu olduğunu anlattı. Bu kardeşliğin rengi, dili, dini, ırkı ne olursa olsun tüm insanları birleştiren bir kardeşlik olduğunun altını çizdi. Mehmet Görmez, “bizi kardeş kılan o kadar çok haslet var ki. İslam kardeşliği menfaat temelli değil iman ve takvada birleştiren kardeşliktir. İslam kardeşliği biyolojik kardeşlikten çok daha üstündür. Bu kardeşlik bizi Allah'ın rızası potasında eriten kardeşliktir. Zaman zaman bu kardeşliği ihmal ediyoruz. Başka tercihlerimiz, mensubiyetlerimiz var. Her birimizin farklı bir rengi, farklı bir ırkı olabilir. Hepimiz aynı inancın mensuplarıyız, aynı Allah'a iman ediyoruz, aynı kitaba iman ediyoruz ve aynı peygamber sevgisiyle doluyuz. Millet olarak aynı kültür, medeniyet, aynı vatana sahip olmak, komşu olmak, aynı sevinç ve üzüntüleri paylaşmaktan kaynaklanan kardeşlik olduğunu kaydetti. Görmez, tüm bu kardeşliklerin insanlara sorumluluk yüklediğini dile getirdi. İnsanların birbirini affetmeyi öğrenmesi gerektiğini belirten Görmez, hiçbir Müslüman'ın bir Müslüman'a zulüm edemeyeceğini, haksızlık edemeyeceğini, tepeden bakamayacağını belirtti. BİZİM AYNI SEVİNCİ VE ÜZÜNTÜYÜ PAYLAŞMAKTAN DOLAYI KARDEŞLİĞİMİZ VAR Prof. Dr. Mehmet Görmez, Türkiye’de insanlar arasında hem insan, hem İslam hem de aynı kültürde ve aynı tarihi yaşamış, aynı coğrafyada yaşamış olmaktan dolayı, aynı toprağı vatan kılmaktan dolayı kardeşliği bulunduğunu ifade etti. Bu özelliğin çok önemli olduğuna vurgulayan, “Çanakkale’de aynı cephede birbirimizi müdafaa etmekten, komşu olmaktan, aynı sevinci ve üzüntüleri paylaşmak kardeşliğimiz var. Bütün bunlar bize bir ahlak yüklüyor. Hukuk yüklüyor. Hiçbir Mü’min, hiçbir Mü’mine zulmedemez, haksızlık edemez. Tepeden bakamaz. Küçük göremez. Aşağılayamaz. İzzetine ve onuruna dokunamaz. Peygamberimiz “Mü’minler bir bedenin azaları gibi” buyuruyor. Hani ayağına küçük bir diken batsa, dişçinin önüne oturduğunuzda dişin içindeki küçük bir hastalık vücudu nasıl rahatsız ettiğini görürüz. Dünyanın öbür ucundaki insanımızdan, biraz önce burada 32 ülkeden arkadaşımız vardı. Gencimiz vardı. Rengi dili farklı olabilir. Ama bizim gibi Efendimiz sevgisinde olan kardeşimizin ayağına diken batsa, bizim burada aynı acıyı hissetmemiz gerekir. Peygamberimiz bize bunu buyuruyor.” dedi. TARİHTE YAŞADIĞIMIZ ACILARI BU ÇAĞA TAŞIYORUZ Somali’de açlık felaketİ başladığında Türk milletinin en güzel kardeşlik örneğini sergilediğini anlatan Görmez, kardeşlik için şu çağrıda bulundu “Hiç tanımadığınız kardeşleriniz için yardımda bulundunuz. Van’daki deprem hepimizin yüreğinde oldu. Acıyı hep birlikte hissettik. Birlik olduk. Ama daha fazla kardeşliğimiz pekiştirmeliyiz. Tarihte yaşadığımız acıları bu çağa taşıyoruz. Sıkıntıları bugün birbirimize soruyoruz. Bunu yapmayalım. Hiçbirimiz Kerbala’da, Çaldıran yoktu. Dersim'de yoktuk. Bunların hesabını birbirimize sormaya başladık. Oysaki Efendimiz kardeşlik ahlakını yaygınlaştırmak için bize affetmeyi öğretiyor. Birbirimizi affetmeyi öğrenin. Öğrenelim. Efendimiz, 3 gün bir Mü’mine küs durmaz buyuruyor.” Program, Kur'an okunması, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hazırladığı 'kardeşlik' konulu film izlenmesi, Kayseri'de eğitim veren Mustafa Germirli İmam Hatip Lisesi'nin yabancı öğrencilerinden oluşan “Kardeşlik Korosu” ilahiler okumasıyla devam etti. Program sonunda Prof. Dr. Görmez, protokole ve vatandaşlara gül takdim etti. Program da katılımcılara 5 bin adet Yeni Bahar dergisi, Kocasinan Belediyesi tarafından da 10 bin adet gül ile Hz. Muhammed'in hayatını anlatan kitap dağıtıldı. Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, video konferans yoluyla katıldığı Uluslararası Göç Filmleri Festivali'nin kapanış töreninde yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından "Göç ve Medeniyet" temasıyla düzenlenen festivalin hayırlara vesile olmasını temenni etti. Dünyanın farklı köşelerinden festivale katkı veren sinemacılara şahsı ve milleti adına teşekkürlerini sunan Erdoğan, bu anlamlı film festivaline öncülük eden, icrasında görev alan tüm kurumları gönülden tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan Uluslararası Göç Filmleri Festivali'nin kapanış töreninde konuşuyor AA Canlı AACanli June 21, 2020Festivalin, sinema aracılığıyla göç ve sebepleri üzerine yeniden düşünmeye; göçün sosyal, kültürel, siyasal ve ekonomik boyutları hususunda farkındalık oluşturmaya katkı sağlamasını dileyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti"Göç meselesi, özellikle son dönemlerde küresel bir olgu olarak dünyanın gündeminde yer alıyor. Her sene milyonlarca insan savaş, istikrarsızlık, terör ve yoksulluk gibi sebeplerle evlerini terk etmek zorunda dünya genelinde 260 milyona yakın göçmen, 71 milyonun üzerinde yerlerinden edilmiş kişi ve 25 milyonu aşkın mülteci bulunuyor. İnsanlar, sadece daha iyi bir iş, daha yüksek bir hayat standardı için değil; çoğu zaman hayatta kalabilmek, karınlarını doyurabilmek için göç bir gelecek gayesiyle çıkılan bu yolculukların önemli bir kısmının, maalesef ölümle, felaketle sonuçlandığını görüyoruz. Geride bıraktığımız son 8 sene içinde çoğu kadın ve çocuk 25 bin insan Akdeniz’in azgın sularında hayatını kaybetti. Avrupa'ya sığınan 10 bin Suriyeli çocuğun akıbeti bilinmiyor.""Türkiye olarak farklı bir duruş sergiledik""Türkiye olarak bu tablo karşısında tarihimizden ve kültürümüzden tevarüs ettiğimiz değerlerle farklı bir duruş sergiledik." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti"Paylaşmanın bereketine, dayanışmanın gücüne inanan bir medeniyetin mensupları olarak kimseye ayrımcılık yapmadık. İmkanları bizden katbekat fazla ülkeler, mültecilere, sayıları onlarla ifade edilen kotalar koyarken; biz ırk, din, dil, etnik köken ayrımı yapmadan herkese kucak açtık. Kendi vatandaşlarımıza hangi imkanları sunuyorsak, ülkemize sığınan mazlum ve mağdurlara da aynı hassasiyetle sağlığa, eğitimden sosyal entegrasyona kadar hemen her alanda kapsamlı politikalar yürüttük. Ancak bu süreçte, Avrupa Birliği başta olmak üzere, lafa gelince demokrasi ve insan hakları savunuculuğunu kimseye bırakmayan ülkelerden herhangi bir destek alamadık. Türkiye'ye verilen sözler tutulmayarak, ülkemiz düzensiz göç yükünü tek başına omuzlamak zorunda bırakıldı."Avrupa'ya gidebilen göçmenlerin ırkçı, ayrımcı ve düşmanlaştırıcı politikaların kurbanı olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Geçen yıl Türkiye-Yunanistan sınırında yaşanan insanlık dışı görüntüler, kimi batılı ülkelerin göçmenlere yönelik bakışını göstermesi açısından son derece ibretliktir. Koronavirüs salgını ise göçmenlerin sıkıntılarını artırmış, zaten kırılgan olan durumlarını daha da zorlaştırmıştır." Erdoğan, Suriye ve Afrika kaynaklı düzensiz insan hareketleri sebebiyle, mülteci ve göç konusunun güvenlik parantezine alınmak istense de bu meselenin pek çok boyutu olduğunu belirtti."Göç, etnik kimliği, dini, dili, kültürü farklı insanların kucaklaşmasıdır"Farklı hayatları, farklı hikayeleri bir araya getiren göç olgusunun, eskiden beri kültürel etkileşimin en etkili vasıtası olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü"Göç aynı zamanda yeni bir buluşmadır; etnik kimliği, dini, dili, kültürü farklı insanların kucaklaşmasıdır. Bu süreçte yaşananlar, dilimizde yeni kelimeler, ağzımızda yeni tatlar, hatırımızda yeni birliktelikler bırakır. Hüznüyle sevinciyle göç hikayelerinin etkili bir şekilde anlatılması noktasında sinema güçlü bir araçtır. Göçün ihtiva ettiği zenginliğin ve çeşitliliğin, Uluslararası Göç Filmleri Festivali'ne de yansıdığını görmekten memnuniyet ilgili ön yargılarımızı bir tarafa bırakarak, göçmenlerin gittikleri ülkelere ve toplumlara katkılarını görmemiz gerektiğine inanıyorum. Dünyanın dört bir yanından göç hikayeleriyle festivale katılan değerli yönetmenlere, etkinliği destekleyen kurumlara ve sponsorlara bir kez daha teşekkür ediyorum. Dünyanın ilk sınırsız erişimli film festivali olma özelliğini taşıyan Uluslararası Göç Filmleri Festivali'nin düzenlenmesinde emeği geçen herkesi tebrik ediyorum." Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi HAS üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen iletişime geçiniz. Sayfa İçeriği Irkçılık İle İlgili Sözler Kısa, Irkçılık İle İlgili Sözler Facebook, Irkçılık Üzerine Sözler, Irkçılık Karşıtı Sözler, Irkçılıkla İlgili Yazılar, Irkçılık İle İlgili Özlü Sözler, Irkçılık Yapanlara SözlerBu güzel sayfamızda sizler için ırkçılık ile ilgili söylenmiş en güzel sözleri hazırladık. Sayfamızdaki ırkçılık ile ilgili özlü sözleri facebook, twitter ve whatsapp ile sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz. IRKÇILIK ÜZERİNE SÖZLER Manşet Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır. Malcom X Her türlü ırkçılık lanetlenmeli! Irkçılık insanlara özgü bir iğrençliktir. Irkçı olarak doğmazsınız, sonradan verilen ilk kayıp, gerçektir. Aeschylus Barış, her şeyi hazmeden mutluluktur. Victor Hugo Faşizm iki insan arasındaki ilişkide başlar. Bachmann Irkçılık, dünya siyasetinin bir parçasıdır. Sebuhi Quluzade Irkçılık olmadan kapitalizme sahip olamazsınız! Malcolm Din, dil, ırk fark edebilir. Bu ırkçılık yapmamızı gerektirmez. İyi bir savaş, kötü bir barış hiç olmamıştır. Benjamin Franklin Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi. Stefan Zweig Savaş hırsızlar yaratır, barış da o hırsızları asar. George Herbert Din, dil, ulus ayrımcılığı olmayan yeni bir dünya yaratalım. Charlie ChaplinIrkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır. Malcom X Gözlerimizin ve derimizin rengi ne olursa olsun, gözyaşlarımızın rengi aynıdır. Barışta evlatlar babalarını, savaşta babalar evlatlarını toprağa verirler. Herodot İslam bütün bir insanlık içindir. Bir ırka veya millete ait değildir. Hasan El Benna Eğer kaygı duyacaksak, Avrupa sokaklarına nüfuz etmiş olan ırkçılıktan kaygı duyalım! Irkçılık yapan, ırkçılık için savaşan ve ırkçılık uğrunda ölen bizden değildir. Hadis-i Şerif Benim uğruna savaşacak bir ülkem yok; benim ülkem dünya ve dünya vatandaşıyım. Eugene V. Debs İnsanlar savaşa savaş açmadıkları sürece hiçbir şey savaşları ortadan kaldırmayacaktır. Albert Einstein Ya insan ırkının hiçbir üyesinin gerçek hakkı yoktur, ya da aynı haklara sahiptir. Marquis de Condorcet Bir insanın ülkesini sevmesi takdir edilecek bir şey. Ama sevgi neden sınırda bitmek zorunda? Pablo Casalsİnsanlık tarihinin en büyük problemi, ırkçılığın aslında bir hiç olduğu, sadece bir istisna olduğudur. Erik Hansen Barış istiyorsanız düşmanınızla çalışmak zorundasınız. O zaman düşmanınız partneriniz olur. Nelson Mandela Irkçılık bir insanın diğerine karşı en büyük tehditidir. Minimum sebeple maksimum nefret… Abraham J. Heschel Irkçılık, en başta, zengin olanın siyah işçiye daha az vererek kârını artırması için kullandığı bir silahtır. Angela Davis Kendimi sadece bir insan olarak görüyorum. Irkçılık, çocukluk hastalığıdır. İnsanlığın kızamığıdır. Albert Einstein Irkçılık, insan ırklarının fiziki şekillerine göre, renklerine göre, milletlerine göre yapılan her türlü ayrım olarak nitelendirilir. Ben artık ırkçı bir Müslüman değilim. Gerçek peygamberimiz olan Hz. Muhammed ırkçılığı yasaklamıştır! Malcolm Irkçı olma. Mario gibi ol. O bir İtalyan tesisatçısı, Japon biri tarafından yaratıldı, İngilizce konuşuyor ve Meksikalı bir adama benziyor. Çocuklar ırk ve din bilmezler, insan ayrımı yapmazlar, ölçütleri sevgidir. Nefreti büyüklerden öğrenirler. Florence Nightingale Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik Ancak bu arada çok basit bir sanatı unuttuk; kardeş olarak yaşamayı. Martin Luther KingIrkçılık cahilin sığınağıdır. Bölmek ve yok etmek ister. Özgürlüğün düşmanıdır ve kafaya kafaya çarpışıp yok edilmeyi hak eder. Pierre Berton Bütün savaşlar iç savaştır çünkü bütün insanlar kardeştir. Herkes, insan ırkına, doğduğu ülkeye olan borcundan sonsuz daha fazla borçludur. Francois Fenelon Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve onların yerini, milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk ayrıcalığı gözetmeyen yeni bir uyum ve işbirliği çağı alacaktır. Atatürk Malcolm X, İslam aleminde herhangi bir ırkçı duygunun bulunmayışını nükteli bir şekilde “renk körlüğü” olarak tanımlar. Müslümanlar rengi değil, insanı görürler. Aliya İzzetbegoviç Ne ırkçılık, ne de din eskisi gibi işlememeye başladı. Dünya’yı tek bir organizma olarak gören yeni bir bilinç gelişti ve bu bilinç fark etti ki, savaş içindeki her organizma kendi kendini yok eder. Carl Sagan Umut edelim ki ırkçı önyargının kara bulutları üzerimizden kayıp gitsin ve aynı yolda kısa bir gelecekte, sevgi ve kardeşliğin yıldızları milletimizin üstünde ışıldayan güzelliğiyle parlasın. Martin Luther King Ayağını boynuna dayayan nefretli insandan nefret etmemek, büyük ruhsal direnç ister; bu konuda çocuğuna nefret etmemeyi öğretmek ise çok daha büyük mucizevi bir algı ve sadakat ister. James Arthur Baldwin Bir adam bir nehirin öteki tarafında yaşıyor ve onun lideri, benim liderimle kavga etti diye, biz aramızda kavga etmediğimiz halde, kalkıp birbirimizi öldürmeye kalkışmamızdan daha aptalca bir şey olabilir mi? Blaise Pascal Bir parkta üzerinde “Yalnızca beyazlar içindir!” yazılı bir bankta otururken, kendi kendime ırkçılığa karşı olduğumu anımsatmanın faydası yoktur. İdeoloji deyim yerindeyse, kafamda değil oturduğum banktadır. Terry Eagleton Bu hayatı olağanüstü bir mutluluk serüvenine çevirecek olan sizlersiniz. Öyleyse, insanlık ve demokrasi adına bu gücü kullanalım ve milliyetçilik hastalığına karşı birleştirelim. Din, dil, ulus ayrımcılığı olmayan yeni bir dünya yaratalım. Charlie Chaplinİnsanlardaki ırkçılığı uyandırmak için savaş davullarını çalan bir liderden uzak durun. Çünkü şüphesiz ırkçılık iki ucu keskin bir kılıç. Hem insana deli cesareti verir, hem de aklı daraltır. Ve savaş davullarının sesi azaldığı zaman ve kan nefretle kaynadığı zaman ve akıl kapandığı zaman, lider vatandaşlarının haklarını kısıtlamak ihtiyacı duymaz. Çünkü korkuyla vurulan ve milliyetçilikle körleşen vatandaşlar büyük bir memnuniyetle haklarını lidere teslim ederler. Bunu nasıl mı biliyorum? Biliyorum, çünkü bunu yaptım. Ve ben Sezarım! Sezar Kıbrıs türk hemşireler ve ebeler sendikası Başkanı Oğuz Köse, verdikleri bir röportaj sonrası haber kuruluşlarında çıkan haberleri kınadı. " tarihinde vermiş olduğumuz röpörtaj sonrası bir takım haber kuruluşlarının bu haberleri ubp kurtayına yönelik mal edilmesini hayretler içerisinde izlemekteyiz , bizler kıbrıs türk hemşireler ve ebeler sendikası olarak, çalışmış olduğumuz kurumlardaki gerek personel eksikliklerimizi gerek sağlık ocaklarımızda ki güvenlik gerekse yasal boyuttaki acil gereksinimlerimizi dile getirdiğimiz bir röpörtajda bu açıklamalarımızın alınıp ubp kurultayına yönelik yorumlanmasından şiddetle rahatsızlık duymaktayız. Sağlıkta din , dil , ırk ayrımı olmadığı gibi sendikamızın da hiç bir siyasi partiye ve veya kişilere yakın durmak gibi bir lüksü yoktur . Tüm basın'a ve kamu oyuna duyurulur , hemşireler ve ebeler sendikası olarak sağlık sistemindeki tartışmalara sendikamız adına bir son nokta koymak adına, kktc sağlık bakanlığına bağlı hastanelerimize sonuna kadar güvendiğimiz bir gerçek oldup , halkımızın sağlıkala ilgili herhangi bir talebi olduğunda da en kaliteli hizmeti devlet hastanelerimizden alabilekleridir. Ülekmizin geldiği hal apaçık ortada ,kamu görevilieri ve asgari ücerli emekcilerimiz sefalaet içinde yok olurken ,adli ve kriminal olayların her geçen gün artığı günlerde bunları görmezden gelerek gündemi değiştirip koltuk kavgasına düşenleri , acil olarak halka kulak vermeleri konusunda uyarıyoruz . Son olarak , bizleri ne ubp'nin kurultayı ilgilendirir ne de siyasete kim söz sahip olacağı. Saygılarımla.. Kıbrıs Türk Hemşireler ve Ebeler Sendikası Başkan Oğuz Köse" En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için Diğer İÇ HABERLER

din dil ırk ayrımı ile ilgili sözler