🦄 Vakıa Suresi Latince Okunuşu Ve Türkçe Meali
TLNwws. Vakıa nedir ve Vakıa suresi kaç ayettir? Kuranı Kerim surelerinden Vakıa suresi anlamı, Vakıa suresi latince yazılışı Vakıa suresi Türkçe okunuşu bu sayfada derledik. İşte sure hakkında tüm Suresi, Kur’an-ı Kerim’in elli altıncı sûresidir. Mekke döneminde inmiştir. 96 âyettir. Fasılası lam, elif, be, dal, mim, nun ve he harfleridir. Rahman sûresi ile kuvvetli bir bağı vardır. Sûre, adını birinci âyette geçen “el-vâkı’a” kelimesinden almıştır. Vâkı’a, gerçekleşen, savaş, çarpışma, belâ meydana gelen olay demektir. Burada kıyameti ifade etmektedir. Sûrede başlıca, kıyametin kopmasından önceki ve sonraki dehşetli hâller ve insanların amellerine göre içinde yer alacağı gruplar konu Suresi latin harflerle okunuşu Bismillahirrahmanirrahim 1. İza veka’atilvaki’atu. 2. Leyse livak’atiha kazibetun. 3. Hafıdatun rafi’tun. 4. İza ruccetil’ardu reccen. 5. Ve bussetilcibalu bessen. 6. Ve fekanet hebaen munbessen. 7. Ve kuntum ezvacen selaseten. 8. Feashabulmeymeneti ma ashaulmeymeneti. 9. Ve ashabulmeş’emeti ma ashabulmeş’emeti. 10. Vessabikunessabikune. 11. Ulaikelmukarrabune. 12. Fiy cennatin na’ıymi. 13. Sulletun minel’evveliyne. 14. Ve kaliylun minel’ahıriyne. 15. ala sururin medunetun. 16. Muttekiiyne aleyha mutekabiliyne. 17. Yetufu aleyhim veldanun muhalledune. 18. Biekvabin ve ebariyka ve ke’sin min ma’ıynin. 19. La yusadda’une anha ve la yunzifune. 20. Ve fakihetin mimma yetehayyerune. 21. Ve lahmi tayrin mimma yeştehune. 22. Ve hurun ıynun. 23. Keemsalillu’luilmeknuni. 24. Cezaen bima kanu ya’melune. 25. La yesme’une fiyha lağven ve la te’siymen. 26. İlla kıylen selamen selamen. 27. Ve ashabulyemiyni ma ashabulyemiyni. 28. Fiy sidrin mahdudin. 29. Ve talhın mendudin. 30. Ve zıllin memdudin. 31. Ve main meskubin. 32. Ve fakihetin kesiyretin. 33. La maktu’atin ve la memnu’atin. 34. Ve furuşin merfu’atin. 35. İnna enşe’nahunne inşaen. 36. Fece’alnahunne ebkaren. 37. Uruben etraben. 38. Liashabilyemiyni. 39. Sulletun minel’evveliyne. 40. Ve sulletun minelahiriyne. 41. Ve ashabuşşimali ma ishabuşşimali. 42. Fiy semumin ve hamiymin. 43. Ve zıllin min yahmumin. 44. La baridin ve la keriymin. 45. İnnehum kanu kable zalike mutrefiyne. 46. Ve kanu yusırrune alelhınsil’azıymi. 47. Ve kanu yekulune eiza mitna ve kunna turaben ve ızamen einne lemeb’usune. 48. Eve abaunel’evvelune. 49. Kul innel’evveliyne vel’ahıriyne. 50. Lemecmu’une ila miykati yevmin ma’lumin. 51. Summe innekum eyyuheddallunelmukezzibune. 52. Leakilune min şecerin min zakkumin. 53. Femaliune minhelbutune. 54. Feşaribune aleyhi minelhamiymi. 55. Feşaribune şurbelhiymi. 56. Haza nuzuluhum yevmeddiyni. 57. Nahnu halaknakum felevla tusaddikune. 58. Efereeytum ma tumnune. 59. Eentum tahlukunehu em nahnulhalikune. 60. Nahnu kadderna beynekumulmevte ve ma nahnu bimesbukıyne. 61. Ala en nubeddile emsalekum ve nunşiekum fiy ma la ta’lemune. 62. Ve lekad alimtumunneş’etel’ula felevla tezekkerune. 63. Efereeytum ma tahrusune. 64. Eeentum tezre’unehu em nahnuzzari’une. 65. Lev neşa’u lece’alnahu hutamen fezaltum tefekkehune. 66. İnna lemuğremune. 67. Bel nahnu mahrumune. 68. Efereeytumulmaelleziy teşrebune. 69. Eentum enzeltumuhu minelmizni em nahnulmunzilune. 70. Lev neşa’u ce’alnahu ucacen felevla teşkurune. 71. Efereeytumunnarelletiy turune. 72. Eentum enşe’tum şecereteha em nahnul munşiune. 73. Nahnu ce’alnaha tezkireten ve meta’an lilmukviyne. 74. Fesibbıh bismi rabbikel’azıymi. 75. Fela uksimu bimevakı’ınnnucumi. 76. Ve innehu lekasemun lev ta’lemune azıymun. 77. İnnehu lekur’anun keriymun. 78. Fiy kitamin meknunin. 79. Lya yemessuhu illelmutahherune. 80. Tenziylun min rabbil’alemiyne. 81. Efebihazelhadiysi entum mudhinune. 82. Ve tec’alune rizkakum ennekum tukezzibune. 83. Felevla iza beleğatilhulkume. 84. Ve entum hıyneizin tenzurune. 85. Ve nahnu akrebu ileyhi minkum ve lakin la tubsırune. 86. Felevla in kuntum ğayre mediyniyne. 87. Terci’uneha in kuntum sadikıyne. 88. Feemma in kane minelmukarrebiyne. 89. Feravhun ve reyhanun ve cennetu na’ıymin. 90. Ve emma in kane min ashabilyemiyni. 91. Feselamun leke min ashabilyemiyni. 92. Ve emma in kane minelmukezzibiyneddalliyne. 93. Fenuzulun min hamiymin. 94. Ve tasliyetu cahıymin. 95. İnne haza lehuve hakkulyakıyni. 96. Fesebbih bismi rabbikel’ Suresi Türkçe anlamı Bismillahirrahmânirrahîm 1, 2. Kesin gerçekleşecek olan Kıyamet koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır. 3, 4, 5, 6, 7. Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, kimini yükseltir, kimini alçaltır. 8. Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir! 9. Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir! 10, 11. İman ve amelde öne geçenler ise Ahirette de öne geçenlerdir. İşte onlar Allah’a yaklaştırılmış kimselerdir. 12. Onlar, Naîm cennetlerindedirler. 13, 14. Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir. 15, 16. Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevherâtla işlenmiş tahtlar üzerindedirler. 17, 18, 19, 20, 21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar. 22, 23. Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır. 24. Bütün bunlar işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak verilir. 25. Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler. 26. Sadece “selam!”, “selam!” sözünü işitirler. 27. Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir! 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34. Onlar, dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler. 35. Biz onları hurileri yepyeni bir yaratılışta yarattık. 36, 37, 38. Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık. 39, 40. Bunların birçoğu öncekilerden, bir çoğu da sonrakilerdendir. 41. Kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir! 42, 43, 44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.. 45. Çünkü onlar, bundan önce dünyada varlık içinde sefahata dalmış ve azgın kimselerdi. 46. Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı. 47. Diyorlardı ki “Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?” 48. “Evvelki atalarımız da mı?” 49, 50. De ki “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır.” 51, 52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka cehennemde bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz. 53. Karınlarınızı ondan dolduracaksınız. 54. Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz. 55. Kanmak bilmez susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz. 56. İşte bu hesap ve ceza gününde onlara ziyafetleridir. 57. Sizi biz yarattık. Hâlâ tasdik etmeyecek misiniz? 58. Attığınız o meniye ne dersiniz?! 59. Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz? 60, 61. Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. Bu konuda bizim önümüze geçilmez. 62. Andolsun, birinci yaratılışınızı biliyorsunuz. O halde düşünseniz ya! 63. Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?! 64. Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz? 65. Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz 66. “Muhakkak biz çok ziyandayız!” 67. “Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!” 68. İçtiğiniz suya ne dersiniz?! 69. Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? 70. Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!.. 71. Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?! 72. Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz? 73. Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık. 74. O halde, O yüce Rabbinin adını tesbih et yücelt. 75, 76. Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir- 77. O, elbette değerli bir Kur’an’dır. 78. Korunmuş bir kitaptadır. 79. Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir. 80. Âlemlerin Rabb’inden indirilmedir. 81, 82. Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah’ın verdiği rızka O’nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz? 83. Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize! 84. Oysa siz o zaman bakıp durursunuz. 85. Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz. 86, 87. Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize! 88, 89. Fakat ölen kişi Allah’a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır. 90, 91. Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, “Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!” denir. 92, 93. Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır. 94. Bir de cehenneme atılma vardır. 95. Şüphesiz bu, kesin gerçektir. 96. Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih Suresi dinle
56/VÂKIA-1 İzâ ve kaatil vâkıahvâkıatu1,2. Kesin gerçekleşecek olan Kıyamet koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır. 56/VÂKIA-2 Leyse li vak’atihâ kâzibehkâzibetun1,2. Kesin gerçekleşecek olan Kıyamet koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır. 56/VÂKIA-3 Hâfidatun râfiahrâfiatun3,4,5,6,7. Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, kimini yükseltir, kimini alçaltır. 56/VÂKIA-4 İzâ ruccetil ardu reccâreccen3,4,5,6,7. Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, kimini yükseltir, kimini alçaltır. 56/VÂKIA-5 Ve bussetil cibâlu bessâbessen3,4,5,6,7. Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, kimini yükseltir, kimini alçaltır. 56/VÂKIA-6 Fe kânet hebâen mun bessâbessen3,4,5,6,7. Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, kimini yükseltir, kimini alçaltır. 56/VÂKIA-7 Ve kuntum ezvâcen selâsehselâseten3,4,5,6,7. Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, kimini yükseltir, kimini alçaltır. 56/VÂKIA-8 Fe ashâbul meymeneti mâ ashâbul meymeneti8. Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir! 56/VÂKIA-9 Ve ashâbul meş'emeti mâ ashâbul meş’emeti9. Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir! 56/VÂKIA-10 Ves sâbikûnes sâbikûnsâbikûne10,11. İman ve amelde öne geçenler ise Ahirette de öne geçenlerdir. İşte onlar Allah’a yaklaştırılmış kimselerdir. 56/VÂKIA-11 Ulâikel mukarrebûnmukarrebûne10,11. İman ve amelde öne geçenler ise Ahirette de öne geçenlerdir. İşte onlar Allah’a yaklaştırılmış kimselerdir. 56/VÂKIA-12 Fî cennâtin naîmnaîmi12. Onlar, Naîm cennetlerindedirler. 56/VÂKIA-13 Sulletun minel evvelînevvelîne13,14. Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir. 56/VÂKIA-14 Ve kalîlun minel âhirînâhirîne13,14. Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir. 56/VÂKIA-15 Alâ sururin mevdûnetin15,16. Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler. 56/VÂKIA-16 Muttekiîne aleyhâ mutekâbilînmutekâbilîne15,16. Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerindedirler. 56/VÂKIA-17 Yetûfu aleyhim vildânun muhalledûnmuhalledûne17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar. 56/VÂKIA-18 Bi ekvâbin ve ebârîka ve ke’sin min maînmaînin17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar. 56/VÂKIA-19 Lâ yusaddeûne anhâ ve lâ yunzifûnyunzifûne17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar. 56/VÂKIA-20 Ve fâkihetin mimmâ yetehayyerûnyetehayyerûne17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar. 56/VÂKIA-21 Ve lahmi tayrin mimmâ yeştehûnyeştehûne17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar. 56/VÂKIA-22 Ve hûrun înun22,23. Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır. 56/VÂKIA-23 Ke emsâlil lu’luil meknûnmeknûni22,23. Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır. 56/VÂKIA-24 Cezâen bi mâ kânû ya’melûnya’melûne24. Bütün bunlar işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak verilir. 56/VÂKIA-25 Lâ yesmeûne fîhâ lagven ve lâ te’sîmâte’sîmen25. Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler. 56/VÂKIA-26 İllâ kîlen selâmen selâmâselâmen26. Sadece “selâm!”, “selâm!” sözünü işitirler. 56/VÂKIA-27 Ve ashâbul yemîni mâ ashâbul yemînyemîni27. Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir! 56/VÂKIA-28 Fî sidrin mahdûdmahdûdin28,29,30,31,32,33,34. Onlar, dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler. 56/VÂKIA-29 Ve talhın mendûdmendûdin28,29,30,31,32,33,34. Onlar, dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler 56/VÂKIA-30 Ve zıllin memdûdmemdûdin28,29,30,31,32,33,34. Onlar, dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler 56/VÂKIA-31 Ve mâin meskûbmeskûbin28,29,30,31,32,33,34. Onlar, dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler 56/VÂKIA-32 Ve fâkihetin kesîrahkesîretin28,29,30,31,32,33,34. Onlar, dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler 56/VÂKIA-33 Lâ maktûatin ve lâ memnûahmemnûatin28,29,30,31,32,33,34. Onlar, dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler 56/VÂKIA-34 Ve furuşin merfûahmerfûatin28,29,30,31,32,33,34. Onlar, dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler 56/VÂKIA-35 İnnâ enşe’nâ hunne inşââinşâen35. Biz onları hurileri yepyeni bir yaratılışta yarattık. 56/VÂKIA-36 Fe cealnâ hunne ebkârânebkâren36,37,38. Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık. 56/VÂKIA-37 Uruben etrâbâetrâben36,37,38. Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık. 56/VÂKIA-38 Li ashâbil yemînyemîni36,37,38. Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık. 56/VÂKIA-39 Sulletun minel evvelînevvelîne39,40. Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir. 56/VÂKIA-40 Ve sulletun minel âhırînâhırîne39,40. Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir. 56/VÂKIA-41 Ve ashâbuş şimâli mâ ashâbuş şimâlşimâli41. Kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir! 56/VÂKIA-42 Fî semûmin ve hamîmhamîmin42,43,44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifirî bir gölge içinde!. 56/VÂKIA-43 Ve zıllin min yahmûmyahmûmin42,43,44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifirî bir gölge içinde!. 56/VÂKIA-44 Lâ bâridin ve lâ kerîmkerîmin42,43,44. Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifirî bir gölge içinde!. 56/VÂKIA-45 İnnehum kânû kable zâlike mutrefînmutrefîne45. Çünkü onlar, bundan önce dünyada varlık içinde sefahata dalmış ve azgın kimselerdi. 56/VÂKIA-46 Ve kânû yusirrûne alel hınsil azîmazîmi46. Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı. 56/VÂKIA-47 Ve kânû yekûlûne e izâ mitnâ ve kunnâ turâben ve izâ men e innâ le meb’ûsûnmeb’ûsûne47. Diyorlardı ki “Biz öldükten, toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?” 56/VÂKIA-48 E ve âbâunel evvelûnevvelûne48. “Evvelki atalarımız da mı?” 56/VÂKIA-49 Kul innel evvelîne vel âhirînâhirîne49,50. De ki “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır.” 56/VÂKIA-50 Le mecmûûne ilâ mîkâti yevmin ma’lûmma’lûmin49,50. De ki “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır.” 56/VÂKIA-51 Summe innekum eyyuhed dâllûnel mukezzibûnmukezzibûne51,52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka cehennemde bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz. 56/VÂKIA-52 Le âkilûne min şecerin min zakkumin51,52. Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka cehennemde bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz. 56/VÂKIA-53 Fe mâ liûne minhel butûnbutûne53. Karınlarınızı ondan dolduracaksınız. 56/VÂKIA-54 Fe şâribûne aleyhi minel hamîmhamîmi54. Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz. 56/VÂKIA-55 Fe şâribûne şurbel hîmhîmi55. Kanmak bilmez susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz. 56/VÂKIA-56 Hâzâ nuzuluhum yevmed dîndîni56. İşte bu hesap ve ceza gününde onlara ziyafetleridir. 56/VÂKIA-57 Nahnu halaknâkum fe lev lâ tusaddikûntusaddikûne57. Sizi biz yarattık. Hâlâ tasdik etmeyecek misiniz? 56/VÂKIA-58 E fe reeytum mâ tumnûntumnûne58. Attığınız o meniye ne dersiniz?! 56/VÂKIA-59 E entum tahlukûnehû em nahnul hâlikûnhâlikûne 59. Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz? 56/VÂKIA-60 Nahnu kaddernâ beynekumul mevte ve mâ nahnu bi mes- bûkînmesbûkîne60,61. Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. Bu konuda bizim önümüze geçilmez. 56/VÂKIA-61 Alâ en nubeddile emsâlekum ve nunşiekum fî mâ lâ ta’lemûnta’lemûne60,61. Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. Bu konuda bizim önümüze geçilmez. 56/VÂKIA-62 Ve lekad alimtumunneş etel ûlâ fe lev lâ tezekkerûntezekkerûne62. Andolsun, birinci yaratılışınızı biliyorsunuz. O hâlde düşünseniz ya! 56/VÂKIA-63 E fe reeytum mâ tahrusûntahrusûne63. Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?! 56/VÂKIA-64 E entum tezre ûnehû em nahnuz zâriûnzâriûne64. Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz? 56/VÂKIA-65 Lev neşâu le cealnâhu hutâmen fe zaltum tefekkehûntefekkehûne65. Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz 56/VÂKIA-66 İnnâ le mugremûnmugremûne66. “Muhakkak biz çok ziyandayız!” 56/VÂKIA-67 Bel nahnu mahrûmûnmahrûmûne67. “Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!” 56/VÂKIA-68 E fe reeytumul mâellezî teşrebûnteşrebûne68. İçtiğiniz suya ne dersiniz?! 56/VÂKIA-69 E entum enzeltumûhu minel muzni em nahnul munzilûnmunzilûne69. Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? 56/VÂKIA-70 Lev neşâu cealnâhu ucâcen fe levlâ teşkurûnteşkurûne70. Dileseydik onu acı bir su yapardık. O hâlde şükretseydiniz ya!. 56/VÂKIA-71 E fe reeytumun nârelletî tûrûntûrûne71. Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?! 56/VÂKIA-72 E entum enşe’tum şeceretehâ em nahnul munşiûnmunşiûne72. Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz? 56/VÂKIA-73 Nahnu cealnâhâ tezkireten ve metâan lil mukvînmukvîne73. Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık. 56/VÂKIA-74 Fe sebbih bismi rabbikel azîmazîmi74. O hâlde, O yüce Rabbinin adını tesbih et yücelt. 56/VÂKIA-75 Fe lâ uksimu bi mevâkiin nucûmnucûmi75,76. Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir- 56/VÂKIA-76 Ve innehu le kasemun lev ta’lemûne azîmazîmun75,76. Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir- 56/VÂKIA-77 İnnehu le kur’ânun kerîmkerîmun77. O, elbette değerli bir Kur’an’dır. 56/VÂKIA-78 Fî kitâbin meknûnmeknûnin78. Korunmuş bir kitaptadır. 56/VÂKIA-79 Lâ yemessuhû illel mutahherûnmutahherûne79. Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir. 56/VÂKIA-80 Tenzîlun min rabbil âlemînâlemîne80. Âlemlerin Rabb’inden indirilmedir. 56/VÂKIA-81 E fe bi hâzel hadîsi entum mudhinûnmudhinûne81,82. Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah’ın verdiği rızka O’nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz? 56/VÂKIA-82 Ve tec’alûne rızkakum ennekum tukezzibûntukezzibûne81,82. Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah’ın verdiği rızka O’nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz? 56/VÂKIA-83 Fe lev lâ izâ belegatil hulkûmehulkûme83. Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize! 56/VÂKIA-84 Ve entum hîne izin tenzurûntenzurûne84. Oysa siz o zaman bakıp durursunuz. 56/VÂKIA-85 Ve nahnu akrebu ileyhi minkum ve lâkin lâ tubsirûntubsirûne85. Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz. 56/VÂKIA-86 Fe lev lâ in kuntum gayre medînînmedînîne86,87. Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize! 56/VÂKIA-87 Terciûnehâ in kuntum sâdikînsâdikîne86,87. Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize! 56/VÂKIA-88 Fe emmâ in kâne minel mukarrebînemukarrebîne88,89. Fakat ölen kişi Allah’a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır. 56/VÂKIA-89 Fe revhun ve reyhânun ve cennetu naîmnaîmin88,89. Fakat ölen kişi Allah’a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır. 56/VÂKIA-90 Ve emmâ in kâne min ashâbil yemînyemîni90,91. Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, “Selâm sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!” denir. 56/VÂKIA-91 Fe selâmun leke min ashâbil yemînyemîni90,91. Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, “Selâm sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!” denir. 56/VÂKIA-92 Ve emmâ in kâne minel mukezzibîned dâllîndâllîne92,93. Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır. 56/VÂKIA-93 Fe nuzulun min hamîmhamîmin92,93. Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır. 56/VÂKIA-94 Ve tasliyetu cahîmcahîmin94. Bir de cehenneme atılma vardır. 56/VÂKIA-95 İnne hâzâ le huve hakkul yakînyakîni95. Şüphesiz bu, kesin gerçektir. 56/VÂKIA-96 Fe sebbih bismi rabbikel azîmazîmi96. Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih et.
Vakıa Suresi Okunuşu - Türkçe Anlamı, Arapça Yazılışı ve Fazileti ... Bu süre zenginlik süresi olarak Vakia suresi İslam Subhi videomuzda vakia suresi dinleyerek, vakia suresi arapça ve türkçe meali okuyarak, vakia suresi meali ve, Vakıa Suresi Vakia Suresi Okunuşu ve Meali - vakiasuresi vakia abdurrahmanelussi Vakia suresi Abdurrahman el Ussi türkçe meali ve anlamı videomuzda vakia suresi arapça okunuşu Vakia suresi Fatih Çollak videomuzda vakia suresi dinleyerek, vakia suresi arapça ve türkçe meali okuyarak, vakia suresi meali ve, Türkçe okunuşu İzâ vekâ'âtilvâkiâ. Leyse livâkâtihâ kâzibeh. Hâfidatun rafiâ. İzâ ruccetilardu racce. Big blue izleFrontline commando d day apkSen benden gittin gideli akorJames donkey driver download Vakıa Suresi Vakia Suresi Okunuşu ve Meali - vakiasuresi vakia abdurrahmanelussi Vakia suresi Abdurrahman el Ussi türkçe meali ve anlamı videomuzda vakia suresi arapça okunuşu Vakia suresi Fatih Çollak videomuzda vakia suresi dinleyerek, vakia suresi arapça ve türkçe meali okuyarak, vakia suresi meali ve, Türkçe okunuşu İzâ vekâ'âtilvâkiâ. Leyse livâkâtihâ kâzibeh. Hâfidatun rafiâ. İzâ ruccetilardu racce. Ve bussetilcibâlu besse. Fekânet hebâen munbesse. Vakıa Suresi Türkçe Oku İza ve kaatil vakıah. Leyse li vak'atiha kazibeh. Hafidatun rafiah. İza ruccetil ardu recca. Ve bussetil cibalu bessa. Fe kanet Peki her gün Vakıa Suresi okumanın faziletleri nelerdir? Vakıa Suresi Arapça ve Türkçe okunuşu. İza ruccetilardu racce. Vakıa suresi meali ile Vakıa suresi faziletleri anlaşılabilir, Vakıa suresi fazileti ile Vakia suresi daha iyi anlaşılabilir. İşte Vakıa suresi 18 sep. 2020 VAKIA SÛRESİ TÜRKÇE OKUNUŞU. Bismillahirrahmanirrahim. 1. İza veka'atilvaki'atu. 2. Leyse livak'atiha kazibetun. 3. Hafıdatun rafi'tun. 5 dagen geleden Vakıa suresi dinle hızlı okuma. “ vakia suresİ duasi, manasi ve vakia suresİnİ okuma usulÜ ” üzerine 3 düşünce Hatice 16/12/2016, Vakia suresi turkce okunusuVakıa Suresi kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'in 56. suresidir. Vakıa suresi iniş sırasına göre 40. suredir. Mekke'de nazil olan sure Taha suresinden sonra, Şuara suresinden öncedir. 96 ayetten oluşan Vakıa Suresi ayette geçen Vakıa kelimesinden almaktadır. suresidir. Mekke'de nazil olmuştur. Meali, Arapça-Türkçe 23 feb. Vakıa Suresi Türkçe Okunuşu ve Meali Vakıa Suresi Türkçe Okunuşu 1. İza veka'atilvaki'atu. 2. Leyse livak'atiha kazibetun. 3. Hafıdatun rafi'tun. 4. İz İşte İsra Suresi Arapça okunuşu ve Türkçe meali! iza messekümüd durru fil bahri dalle men ted'une illa iyyah felemma neccaküm ilel berri a'radtüm ve kanel insanü kefura. Tebareke suresi Arapça oku, dinle ve Tebareke suresi hakkında bilinmesi gereken herşey. Mülk sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 30 âyettir. İsmini, birinci âyette geçen اَلْمُلْكُ mülk kelimesinden alır. تَبَارَكَ tebâreke kelimesiyle başladığı için, Tebareke Suresi diye de isimlendirilmiştir. 19 aug. 2021 Vakıa Suresi İżâ veka'ati-lvâki'atu Leyse livak'atihâ kâżibetun Ḣâfidatun râfi'atun İżâ rucceti-l-ardu raccân Ve busseti-lcibâlu mahkum 11 bölüm full izle sansürsürsüzdemax taksibodrumda villaya yatılı ailefenerin kimle maçı var bugüntransmed şikayet Iddaa sonuçları sorgulamaKo gb satışTubidy searching engineTürkiyepornoYasin suresi ishak danış dinleCry me a sad river türkçe altyazılıTrt geometri konularıPes 2010 türkçe spikerAlacakaranlık şafak vakti 3 ne zaman vizyona girecekGaren online sro
Vakı'a suresi 56. sure - Süleyman Ateş meali - Kur'an Ayetleri Mekke döneminde inmiştir. 96 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “elvâkı'a” kelimesinden almıştır. Vâkı'a, gerçekleşen, meydana gelen Bu süre zenginlik süresi olarak da bilinmektedir. Turhal hava durumu mgmBozova diyarbakır arası kaç kmHangi kişilik bozukluğuna sahipsin Şuara Suresi, Mekke döneminde Neml Suresi’nden önce ve Vakıa Suresi’nden sonra indirilmiştir. Bazı kaynaklarda bu sureye ait 197, 224, 225, 226 ve 227 numaralı ayetlerin Medine döneminde indirildiğine yer verilmektedir. Sure adını, 224. ayette yer alan “eş-Şu’ara” teriminden almıştır. Hûd Suresi Okunuşu, Türkçe Anlamı, Dinayet Meali Hûd Suresinin Konusu ve Faziletleri Nelerdir? Hûd Suresi, adını Ad Kavmi’ne gönderilen Hz. Hud’dan almaktadır. Hûd Suresi başlıca tevhit, peygamberlik, öldükten sonra dirilme ve ceza konuları ele alınmaktadır. Kalem Suresi oku Kur’an-ı Kerim’in 68. suresidir ve 52 ayettir. Mekke döneminde nazil olmuştur. Adını, ilk ayetteki “kalem” kelimesinden alır. Kalem suresinin diğer bir ismi Nun Vakıa haberleri ile ilgili son dakika gelişmeleri, en sıcak haberler ve geçmişten bugüne tüm detaylar güncel Vakıa haber sayfasında yer alıyor. Vakıa BİST EURO Vakıa Suresi, mushaftaki sıralamaya göre elli altıncı, iniş sırasına göre ise kırk altıncı suredir. Mekke döneminde nazil olmuştur. Kur'an-ı Kerim'de yer alan 21 Şub 2022 Vakıa suresi dünyada zenginlik, helal rızık, ahrette de iman elde edilmesini sağlayan güçlü ve etkili bir suredir. Vakıa suresini kim inanarak Vakıa Suresi Türkçe oku Arapça yazılışı ezberle! Vakıa Suresi dinle ... 24 Nis 2018 Vakıa Suresi Arapça Okunuşu. Vakıa Suresi Okunuşu. Bismillahirrahmanirrahim. veka'atilvaki'atu. livak'atiha kazibetun. Vakıa suresinin okunuşu şöyledir;. Bismillahirrahmanirrahim. 1. İza veka'atilvaki'atu. 2. Leyse livak'atiha kazibetun. Vakia suresi turkce okunusu 56. sure. Mekke döneminde inmiştir. Fekânet hebâen munbesse. Ve vakiasuresi vakia abdurrahmanelussi Vakia suresi Abdurrahman el Ussi türkçe meali ve anlamı videomuzda vakia suresi arapça okunuşu Vakıa Suresi Okunuşu iżâ veģaàtil vâģîà ﴾1﴿ leyse livâģ'àtihâ kâżibeh ﴾2﴿ ḧafiďatûn rafià ﴾3﴿ iżâ ruccetilerḋu racce ﴾4﴿ ve bûssetilcibâlû VAKİA Suresi 1. İza veka'atilvaki'atu. 2. Leyse livak'atiha kazibetun. 3. Hafıdatun rafi'tun. 1, 2. Kesin gerçekleşecek olan Kıyamet koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır. 3, 4, 5, 6, 7. Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar 9 Oca 2022 İzâ vekâ'âtilvâkiâ. Leyse livâkâtihâ kâzibeh. Hâfidatun rafiâ. Vakıa Suresi Okunuşu - Trke Anlamı, Arapa Yazılışı ve. İşte Vaka Suresi 24 Nis 2018 Vakıa Suresi Arapça Okunuşu. Vakıa Suresi Okunuşu. Bismillahirrahmanirrahim. veka'atilvaki'atu. livak'atiha kazibetun. Vakıa suresinin okunuşu şöyledir;. Bismillahirrahmanirrahim. 1. İza veka'atilvaki'atu. 2. Leyse livak'atiha kazibetun. VAKIA SURESİNİN OKUNUŞU. Bismillâhirrahmânirrahîm. 1 İzâ vakaatil vâkıatu 2 leyse li vak'atihâ kâzibehkâzibetun 3 hâfidatun râfiatun 4 izâ ukulele şarkı akorlarıİzoli cyber ryzen xev internet fiyatlarıyds 2022 sualları pdf06 pavyon ankaramimarlar için laptop önerisiminecraft herşeyi değişen premium Columbia türkiye saat farkıHalo yükleFerdinand von zeppelin neyi icat etti50 kuruş groszy kaç tlBenimsin 20 bölüm izleTurkish123 hayat sarkisiMerhamet cinsellikBoğadan kaçış oyunuPaco rabanne lady million ekşi
Çevrimiçi Vakıa Suresi Türkçe Okunuşu ve Meali Vakıa Suresi Türkçe Okunuşu ve Meali Vakıa Suresi Türkçe Okunuşu 1. İza veka'atilvaki'atu. 2. Leyse livak'atiha kazibetun. 3. Hafıdatun rafi'tun. 4. İza ruccetil'ardu reccen. 5. Ve bussetilcibalu bessen. 6. Ve fekanet hebaen munbessen. 7. Ve kuntum ezvacen selaseten. 8. Feashabulmeymeneti ma ashaulmeymeneti. 9. Ve ashabulmeş'emeti ma ashabulmeş'emeti. 10. Vessabikunessabikune. 11. Ulaikelmukarrabune. 12. Fiy cennatin na'ıymi. 13. Sulletun minel'evveliyne. 14. Ve kaliylun minel'ahıriyne. 15. 'ala sururin medunetun. 16. Muttekiiyne 'aleyha mutekabiliyne. 17. Yetufu 'aleyhim veldanun muhalledune. 18. Biekvabin ve ebariyka ve ke'sin min ma'ıynin. 19. La yusadda'une 'anha ve la yunzifune. 20. Ve fakihetin mimma yetehayyerune. 21. Ve lahmi tayrin mimma yeştehune. 22. Ve hurun 'ıynun. bima kanu ya'melune. yesme'une fiyha lağven ve la te'siymen. kıylen selamen selamen. ashabulyemiyni ma ashabulyemiyni. sidrin mahdudin. talhın mendudin. zıllin memdudin. main meskubin. fakihetin kesiyretin. maktu'atin ve la memnu'atin. furuşin merfu'atin. enşe'nahunne inşaen. ebkaren. 37.'Uruben etraben. minel'evveliyne. sulletun minelahiriyne. ashabuşşimali ma ishabuşşimali. semumin ve hamiymin. zıllin min yahmumin. baridin ve la keriymin. kanu kable zalike mutrefiyne. kanu yusırrune 'alelhınsil'azıymi. kanu yekulune eiza mitna ve kunna turaben ve 'ızamen einne lemeb'usune. abaunel'evvelune. innel'evveliyne vel'ahıriyne. ila miykati yevmin ma'lumin. innekum eyyuheddallunelmukezzibune. min şecerin min zakkumin. minhelbutune. 'aleyhi minelhamiymi. şurbelhiymi. nuzuluhum yevmeddiyni. halaknakum felevla tusaddikune. ma tumnune. tahlukunehu em nahnulhalikune. kadderna beynekumulmevte ve ma nahnu bimesbukıyne. 61.'Ala en nubeddile emsalekum ve nunşiekum fiy ma la ta'lemune. lekad 'alimtumunneş'etel'ula felevla tezekkerune. ma tahrusune. tezre'unehu em nahnuzzari'une. neşa'u lece'alnahu hutamen fezaltum tefekkehune. lemuğremune. nahnu mahrumune. teşrebune. enzeltumuhu minelmizni em nahnulmunzilune. neşa'u ce'alnahu ucacen felevla teşkurune. turune. enşe'tum şecereteha em nahnul munşiune. ce'alnaha tezkireten ve meta'an lilmukviyne. bismi rabbikel'azıymi. uksimu bimevakı'ınnnucumi. innehu lekasemun lev ta'lemune 'azıymun. lekur'anun keriymun. kitamin meknunin. yemessuhu illelmutahherune. min rabbil'alemiyne. entum mudhinune. tec'alune rizkakum ennekum tukezzibune. iza beleğatilhulkume. entum hıyneizin tenzurune. nahnu akrebu ileyhi minkum ve lakin la tubsırune. in kuntum ğayre mediyniyne. in kuntum sadikıyne. in kane minelmukarrebiyne. ve reyhanun ve cennetu na'ıymin. emma in kane min ashabilyemiyni. leke min ashabilyemiyni. emma in kane minelmukezzibiyneddalliyne. min hamiymin. tasliyetu cahıymin. haza lehuve hakkulyakıyni. bismi rabbikel'azıymi. Vakıa Suresi Diyanet Türkçe Meali Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla Kesin gerçekleşecek olan Kıyamet koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır. ﴾1-2﴿ Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, kimini yükseltir, kimini alçaltır. ﴾3-7﴿ Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir! ﴾8﴿ Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir! ﴾9﴿ İman ve amelde öne geçenler ise Ahirette de öne geçenlerdir. İşte onlar Allah'a yaklaştırılmış kimselerdir. ﴾10-11﴿ Onlar, Naîm cennetlerindedirler. ﴾12﴿ Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir. ﴾13-14﴿ Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevherâtla işlenmiş tahtlar üzerindedirler. ﴾15-16﴿ Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar. ﴾17-21﴿ Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır. ﴾22-23﴿ Bütün bunlar işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak verilir. ﴾24﴿ Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler. ﴾25﴿ Sadece "selam!", "selam!" sözünü işitirler. ﴾26﴿ Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir! ﴾27﴿ Onlar, dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler. ﴾28-34﴿ Biz onları hurileri yepyeni bir yaratılışta yarattık. ﴾35﴿ Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık. ﴾36-38﴿ Bunların birçoğu öncekilerden, bir çoğu da sonrakilerdendir. ﴾39-40﴿ Kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir! ﴾41﴿ Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.. ﴾42-44﴿ Çünkü onlar, bundan önce dünyada varlık içinde sefahata dalmış ve azgın kimselerdi. ﴾45﴿ Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı. ﴾46﴿ Diyorlardı ki "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?" ﴾47﴿ "Evvelki atalarımız da mı?" ﴾48﴿ De ki "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır." ﴾49-50﴿ Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka cehennemde bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz. ﴾51-52﴿ Karınlarınızı ondan dolduracaksınız. ﴾53﴿ Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz. ﴾54﴿ Kanmak bilmez susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz. ﴾55﴿ İşte bu hesap ve ceza gününde onlara ziyafetleridir. ﴾56﴿ Sizi biz yarattık. Hâlâ tasdik etmeyecek misiniz? ﴾57﴿ Attığınız o meniye ne dersiniz?! ﴾58﴿ Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz? ﴾59﴿ Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. Bu konuda bizim önümüze geçilmez. ﴾60-61﴿ Andolsun, birinci yaratılışınızı biliyorsunuz. O halde düşünseniz ya! ﴾62﴿ Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?! ﴾63﴿ Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz? ﴾64﴿ Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz ﴾65﴿ "Muhakkak biz çok ziyandayız!" ﴾66﴿ "Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!" ﴾67﴿ İçtiğiniz suya ne dersiniz?! ﴾68﴿ Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? ﴾69﴿ Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!.. ﴾70﴿ Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?! ﴾71﴿ Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz? ﴾72﴿ Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık. ﴾73﴿ O halde, O yüce Rabbinin adını tesbih et yücelt. ﴾74﴿ Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir- ﴾75-76﴿ O, elbette değerli bir Kur'an'dır. ﴾77﴿ Korunmuş bir kitaptadır. ﴾78﴿ Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir. ﴾79﴿ Âlemlerin Rabb'inden indirilmedir. ﴾80﴿ Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz? ﴾81-82﴿ Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize! ﴾83﴿ Oysa siz o zaman bakıp durursunuz. ﴾84﴿ Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz. ﴾85﴿ Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize! ﴾86-87﴿ Fakat ölen kişi Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naîm cenneti vardır. ﴾88-89﴿ Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir. ﴾90-91﴿ Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır. ﴾92-93﴿ Bir de cehenneme atılma vardır. ﴾94﴿ Şüphesiz bu, kesin gerçektir. ﴾95﴿ Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih et. ﴾96﴿Kaynak;hurriyetBenzer Konular Fetih Suresi Türkçe Okunuşu ve Meali Bakara Suresi Hikmeti Sırları ve Meali Bakara Suresi Tamamı Türkçe Okunuşu Bakara Suresi Evinizdeki Geçimsizliğe Şifa Bakara Suresi Videosu Ala Suresinin Latin Harflerle Arapça Okunuşu To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. ... "Hepimiz bir bataklıkta yaşıyoruz, Ama bazılarımız yıldızlara bakıyor."
vakıa suresi latince okunuşu ve türkçe meali